Muhammed Ali es-Sâbunî

TEMİZLİK, GUSÜL VE ABDEST

Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: ‘Orada temizlenmeyi seven kimseler vardır. Muhakkak ki Allah, çok temizlenenleri sever.’[1] Yine Allah Teâlâ, ‘Elbiseni temizle[2] buyurmuştur. Allah Resulü (sav) ise şöyle buyurmuştur: ‘Abdesti olmayan kimse abdest alıncaya kadar namaz kabul olmaz[3]

Müslüman namaz kılmak istediğinde tam bir temizlik ve bütün kirlikten arınma ile ona bir hazırlık yapmalıdır ki bununla ibadet yapmaya hazır hale gelsin. Bütün bu hazırlıklar ise temizlik olarak isimlendirilir.

Temizlik, imanın önemli bir parçasıdır. Bu, abdest veya gusül ile mümkündür. Bu konuda şu hadis-i şerif nakledilmiştir: ‘Temizlik imanın yarısıdır.’[4] Efendimizin bu ifadesi temsil ve tağlib içindir ki O (sav) hac konusundaki ‘Hac Arafat’tır’[5] hadisinde de aynı üslubu kullanmıştır. Çünkü Arafat’ta vakfe yapmak haccın en büyük/önemli rükünlerinden birisidir. Namaza nispetle de durum böyledir. Çünkü taharet/temizlik namazın önemli bir rüknüdür. Temizlik olmadan namaz sahih olmaz. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: ‘Ey iman edenler! Namaza kalktığında yüzlerinizi ve dirseklerle beraber ellerinizi yıkayınız…’[6] Başka bir ayet-i kerimede de ‘Eğer cünüp olduysanız guslediniz’[7] buyrulmuştur.

Temizlik, namazın temel şartlarından birisidir. Çünkü temizlik, Allah Teâlâ’ya yönelmenin/iltica etmenin anahtarıdır. İnsan dünya saltanatından bir saltanata sahip olan bir kimsenin yana gidecek olsa temizlenir, güzel kokular sürer ve en güzel elbiseleri giyer. Sultanların huzuruna böyle çıkılırsa her mülkün sahibi olan Rabbin huzuruna nasıl çıkılmalıdır?… Tefsircilerin de belirttiği gibi, Allah Teâlâ, namaz kılmak ve tavaf etmek vazifesi için ‘Mescide her gidişinizde süslerinizi takınınız’[8] buyurmuştur.

Bu konuda şu hadis-i şerif nakledilmiştir: ‘Namazın anahtarı temizlik, başlangıcı tekbir ve bitişi selamdır.’[9] Allah Teâlâ, Musa’ya (a.s) ‘Ayakkabılarını çıkar! Muhakkak ki sen kutsal vadi Tuva’dasın[10] buyurmuştur.

Din bilginleri/fakihler tahareti/temizliği iki kısma ayırmışlardır:

  • Hakiki Temizlik:

Bu temizlik hakiki bir kirlilikten temizlenmektir. Bu kir, beden, yer veya elbisede olabilir. Namaz kılan bir kimsenin bedenini küçük abdest, büyük abdest veya kandan temizlemesi gerekir. Bu kimsenin namaz kılacağı yer temiz olmalıdır ki pis olan yerde veya pisliğin üzerinde namaz kılınmaz. Elbise de ‘Elbiseni temizle’[11] ayetinden dolayı temiz olmalıdır.

  • Hükmî Temizlik:

Bu temizlik hükmî bir kirlilikten arınma şeklinde olur. Bu da abdest veya gusül ile mümkün olur. Bunun farz olduğuna Kitap’tan/Kur’ân-ı Kerim’den delil vardır. Sünnete gelince şu hadis-i şerif buna delildir: ‘Sizden biriniz hades sahibi olup da abdest alıncaya kadar namazı Allah Teâlâ kabul etmez.[12] Burada ‘Hades’ hükmî kirliliği ifade etmektedir. Yoksa burada hadesle kastedilen hakikî pislik değildir. İnsanın bedeni ve elbisesi temiz olabilir ama abdest olmadan namaz kılmak sahih olmaz. Çünkü temizlik namazın sahih olması için şarttır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: ‘Namaza kalktığınızda yüzlerinizi yıkayınız…’

İbn Abbas (r.a) bu ayet-i kerimeye dair şunları söylemiştir: ‘Namaza kalkmak istediğiniz ifadesinden kasıt abdestiniz yoksa demektir.’

Küçük Temizlik: Abdest, küçük temizlik olarak isimlendirilir. Çünkü abdest bazı organları yıkamak ve mesh etmekten ibarettir.

Yıkamak: Suyun akması ve organların üzerinde hareket etmesi demektir. Bir damla olsun organdan su damlarsa bu yeterlidir, çok su ile yıkamak şart değildir. Hatta aşırı su kullanımı mekruhtur.

Mesh: Eli su ile ıslatıp organa değdirmektir. Onunla baş mesh edilir. Meshte, yıkamanın aksine tekrarlanma yapılmaz. Sünnete uygun olan yıkamada üç defa tekrar etmektir.

Dipnotlar:

1 Tevbe 9/108.

2 Müddessir 74/4.

3 Buhari, Vudû’ 2; Müslim, Tahâre 2; Tirmizi, Tahâre 56.

4 Müslim, Taharet 1; Tirmizi, Daavat 91.

5 Ebu Davud, Menasik 68.

6 Maide 5/6.

7 Maide 5/6.

8 Araf 7/31.

9 Tirmizî, Taharet 3; İbn Mâce, Taharet, 3; İkame, 4; Dârimî, Taharet, 22

10 Taha 20/12.

11 Müddessir 74/4.

12 Ebu Davud, Taharet, 60; Müslim, Taharet, 225.

Yorum Eklemek için Tıklayın

Cevap bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha Göster Fıkıh

Helâl Gıdâ

Yediulya14 Aralık 2017

Sadaka

Yediulya11 Ağustos 2017

Ali Ramazan Dinç Efendi’den Sözler

Yediulya23 Mayıs 2015

Strateji

Yediulya24 Aralık 2014

Vasat Ümmet

Yediulya4 Şubat 1999

Ali Ramazan Dinç Efendi 'nin Resmi Web Sayfası

Saâdet Asrına Yolculuk

Kategoriler

Copyright © 2014 Yediulya