kodeforest

ALTIN SİLSİLE

Doğumu: Buhâra-Fağne ?

Vefatı: Buhâra-Fağne, H. 717 / M. 1317

Şemâili

Orta boylu, güzel yüzlü, güzel burunlu, geniş ağızlı, siyah sakallı, beyaz yüzlü idi. Başına beyaz sarık sarardı. Kerâmetleri sayılamayacak kadar çoktu. Cehrî zikir yapardı.

***

Künyesi, Fağne’li Hâce Mahmud İncîr’dir. Buhâra’ya üç mil mesâfede bulunan “Fağne” kasabasında doğmuştur. Ticâret ve dülgerlik işleri ile meşgul olur, maîşetleri için helâl kazanç elde ederdi.

Hâce Ârif Rivegerî Hazretlerinin hizmetinde yetişmiş, onun en fazîletli ashâbından, en büyük halîfelerinden olmuştur. Hazretin halvette, celvette, tarîkat ve hakîkatta sırdaşı idi.

Zikr-i hafîyi ferd için, zikr-i cehrîyi cemâat için gerekli görürdü.

Zamanının en büyük alimlerinden Hâfızuddîn Hazretleri bir gün Hâce Mahmûd’a sorar:

  •  Tarîkınız zikr-i hafî üzere kurulmuş iken sizin cehrî zikir yapmanızın sebebi nedir?

Hâce Mahmûd Hazretleri:

- Gâfiller uyansınlar, agâh olsunlar, emr-i İlâhîyi tutsunlar ve zikre rağbet etsinler diye. Hakk tarîkına girsinler, ihlâsla tövbe ve inâbe yapsınlar, hakîkata ersinler diye. Zîrâ zikir, hayırların anahtarı, saâdetlerin başlangıcıdır; açıktan olsun ki halk duysun, buyurdular. Devamla:

  •  Cehrî zikri, dili yalandan, gıybetten, boğazı haram lokmadan, kalbi şüpheden, gözü hıyânetten ve nazardan, gönlü riyâ ve süm’adan, sırrı mâsivâdan temizleyenler yaparlar, dedi.

Açık veya gizli olan zikrin maksadında değişme yoktur. Hikmet, maslahat ve durum gereği bazen açıktan, bazen gizli yapılır. Esas seyr ü sülûk hafî zikirledir.

Silsilede emâneti Hâce Ârif Rivegerî Hazretlerinden almıştır. “Gıbta Fermâ-yı Süreyyâ” diye anılır.

Bu Makaleye Yapılan Yorumlar

Yorum Yazın

Gönder