kodeforest

ALTIN SİLSİLE

Doğumu: Buhâra-Suhâra ?

Vefatı: Buhâra Suhâra, H. 772 / M. 1370

Şemâili

Uzun boylu, esmer tenli, geniş göğüslü, uzun kollu, çatık kaşlı idi. Sakalının bazı yerlerinde beyazlık vardı. Mütenasip vücutlu bir pehlivan idi. Tevâzu ehli ve yumuşak başlı idi. İtiraz ve inat nedir bilmezdi. Peygamberimizin soyundan bir seyyid idi. Künyesi, Suhâralı Seyyid Emir Külâl’dir.

***

Vâlidesi anlatıyor:

  •   O karnımda iken ne zaman şüpheli bir lokma yesem karnım ağrır, istifra etmedikçe rahatlayamazdım. Bu hâl birkaç defa tekerrür edince artık yiyeceğim taâmın helâl olmasına dikkat etmeye başladım. Ağrı da kalmadı. Bütün bunlar karnımda taşıdığım çocuğun nûranîliği sebebiyle idi.

Seyyid Emîr Külâl’in sanatı çömlekçilik idi. Gençliğinde güreşe meraklıydı ve çok iyi güreşirdi. Onu tanıyan ve seven seyircilerden biri bir gün, “Bu Seyyidzâdenin güreş ile meşgul olması Seyyidlik şerefine yakışmıyor.” diye hatırından geçirir. Bunun üzerine oracıkta uykuya dalıverir. Rüyâsında; kıyamet kopkuğuhu, kendisinin göğsüne kadar çamura battığını, çıkmaya gücü yetmediği için çabalayıp durduğunu görür. Tam bu sırada öteden Emir Külâl zuhûr eder, kolundan kuvvetlice tutarak onu bataklıktan çıkarıp kurtarır. Adam uykudan uyanır. Bakar ki güreş sona ermiş. Emir Külâl ona doğru gelerek:

  •  Senin rüyada gördüğün gün için pehlivanlık ediyorum. Sen ve senin gibi batağa batmış olanları biiznillah kuvvet ve himmetle kurtaracağım, der. Bunun üzerine o kınayan kişi tövbe ve istiğfar eder. Ellerine ve ayaklarına kapanarak Emir Külâl Hazretlerine teslim olur.

***

Emir Külâl’in güreşmeyi bırakması:

Güreşmeyi bir mücahidlik tâlimi olarak ihtiyar eden Seyyid Emir Külâl yine bir gün güreş meydanında başarılar gösterirken Hâce Muhammed Baba Semmâsî Hazretleri oradan geçer ve durup güreşi seyreder. Bu sırada müridlerden bazıları Hazretin güreş seyretmesini hafif bularak ve ona yakıştıramayarak içlerinden türlü havâtır geçirirler. Kalblerin keşfine sahip olan Hazret derhal:

  •  Bu meydanda bir er vardır ki ileride bir çok kişi onun sohbeti ve berekâtı ile kemâle erecek. İsterim ki bize mürid olsun onun tâlim ve terbiyesi hizmetinde bulunayım, buyurur.

Tam bu sırada güreşmekte olan Emir külâl’in gözleri Muhammed Baba Semmâsî’nin nazarlarına rastlar ve derhal güreşi bırakarak Hazretin ayaklarına kapanır. Sonra peşinden Hânkâha gelirler. Seyyid Emir külâl tevbe ve istiğfâr olarak Hâce Muhmmed Baba Semmâsî’ye teslim olur, teveccühât-ı âliyelerine mazhar olur. Zâhir ve bâtın ilimleri ile mücehhez zamânının büyüğü olur. Hazreti Ali sülâlesinden seyyidliği ile beraber; şerîat, tarîkat, marifet ve hakîkat derecelerine yükselir.

***

Seyyid Emir Külâl’in dört oğlu ve dört halîfesi vardır. Her bir oğlunu bir halîfesinin nezdine hizmet ve terbiye için vererek güzel bir şekilde yetiştirir. Bunlardan oğlu Emir Burhân’ı, Muhammed Bahâuddîn Nakşbend’e verirken;

  •  İşte sana taze bir delikanlı. Bunu kendi yetiştirildiğin gibi yetiştir ve hakikatlere eriştir ki senin bu işte rüsûhunu göreyim, buyurdular.

Hakîkaten birkaç sene sonra Emir Burhân’ı, Muhammed Bahâeddîn huzura getirdiğinde hallerini güzel buldu.

Oğlu için;

  •  Emir Burhân tarîkatta huccetimiz, hakîkatta burhânımızdır, buyurdu. Ve bir müddet sonra Bahâeddîn’in kemâl ve istidâdını görünce;
  •  Oğlum Bahâeddîn! Sadrımda ne varsa sana aktardım. İstidâdın daha geniştir. Var ulu kişi ara, nâmın cihânı tuta. Mezunsun! buyurur.

Ve neden sonra postuna, yine onun oturmasını vasiyet eder.

***

Silsilede emâneti Hâce Muhammed Baba Semmâsî Hazretlerinden aldı. “Hâce Seyyid Emir Külâl” diye anılır.

Bu Makaleye Yapılan Yorumlar

Yorum Yazın

Gönder