kodeforest

ALTIN SİLSİLE

Vefatı: Bedâyûn, H.1135 / M.1722

Şemâili

Orta boylu, esmer tenli, çatık kaşlı, seyrek sakallı idi. Alnında nur alâmeti vardı. Huzû ve huşûundan dolayı gözlerinden yağmur gibi yaşlar akardı. Zâhirî ve bâtınî ilimlere vukûfu sebebiyle “Allâme-i cihân” diye anılırdı.

***

Künyesi, Bedâyûn şehrinden Seyyid Nûr Muhammed’dir. Seyyid Nûr Muhammed Hazretleri genç yaşlarında kendini ilme ve takvâya vermişti. Sarf, nahiv, mantık, maânî, hadis ve tefsir ilimlerinde, şerîat ve tarîkat ilimlerinde asrının yegâne âlimi, rumuz, hakîkat ve mârifette zamanının bir tanesi idi.

 Şeyh Seyfüddîn Hazretlerine hizmet etmiş, yakın zamanda halîfelik ile vazîfelendirilmiştir.

Verâ ve takvâda son dereceye vâsıl olmuştur. Birkaç günlük yiyecek ekmeğinin ununu helâlinden tedârik eder, hamurunu kendi yoğurup pişirir, kurutur ve acıktığında azar azar yerdi. Murakabenin çokluğundan beli bükülüp kalmıştı.

İstiğrak ve cezbe halleri ziyâde olup 15 sene kadar müşâhede-i cemâl-i ahadiyyet ile mest ve müstağrak kalmıştır.

Ehl-i dünyâ ile ülfet etmekten ve görüşmekten tamamen kaçınırdı. Öyle ki, okumak için bir kitap alsa üç gün beklettikten sonra mütâlaa ederdi.

Kalblere vâkıftı. Tam bir teslimiyet içinde olan müridlerinin suâl ve müşküllerini konuşmadan hallederdi. Hakk tarafından çok kuvvetli tasarrufa mâlikti. Bir gün imtihan için iki bozuk akîdeli insan huzuruna gelip, inâbe etmek istemişlerdi. Hazret derhal:

  • Evvelâ akîdenizi düzeltin sonra hâlis niyetle inâbeye gelin! buyurur.

Onlardan biri tevbe ve istiğfar ederek Hazretin dediğini yapmış, sâdık bir mürid olmuş, diğeri edemeyip hüsranda kalmıştır.

Bir gün Hazretin evinin bitişiğinde sarhoşluk veren maddeleri satan biri dükkân açmış. Seyyid Nûr Hazretleri de sohbette bu haram işin feyze mânî olduğunu söylemiş. Mürîdleri derhal o dükkânı tahrip etmişler. Bu sefer Hazret daha çok üzülmüş:

  • Ne yaptınız? Bizim yüzümüzden adamı gadre uğrattınız. Bertaraf etmek kadı ve icrânın işidir. Siz başkasının işine de müdâhale ettiniz, buyurur ve:
  • Adamı çağırın da görüşüp helalleşelim, der.

Sarhoşluk veren maddeleri satan adamı çağırırlar, huzuruna getirirler. Hazreti Şeyh ona hüsn-i nazarla bakar bakmaz adam tövbe edip ellerine ayaklarına kapanır ve bir hak iddia etmez, sıdk ile Hazrete mürîd olur.

***

1135 senesinde Bedâyûn’da vefat ettti.

 Silsilede emâneti Şeyh Seyfüddîn Hazretlerinden almıştır. “Şehr-i Bedâyûn’ın Pîri” diye anılır.

Bu Makaleye Yapılan Yorumlar

Yorum Yazın

Gönder