kodeforest

ALTIN SİLSİLE

Doğumu: H.1113 / M.1701

Vefatı:  H.1195 / M.1781

Şemâili

Uzuna yakın boylu, güzel yüzlü, buğday tenli, siyah sakallı, mehâbet ve celâl sahibi idi. Yumuşak görünüşüne rağmen heybetli idi. Hz. Ali’nin oğlu Muhammed b. Hanefiyye neslinden seyyid idi. Büyük baba ve büyük anneleri velî idiler. Nineleri cemadâtın tesbihini açıktan işitirdi.

***

Künyesi, Habîbullah Mazhar-ı Cân-ı Cânân Şemsüddîn’dir. Asil bir şecereye sâhipti. Şemsüddîn 16 yaşında iken pederi Mirzacan vefat etti. 28 batın sonra ceddi Muhammed Hanefî vasıtası ile Hazreti Ali (kerremallahu veche)’dir. 18 yaşında Seyyid Muhammed Hazretlerine intisâb etti. 4 sene hizmet ve sohbetlerinde bulunarak seyr u sülûkunu tamamladı. Halîfe oldu, hırka giydi. Biiznillahi Teâlâ keşif ve tasarrufa sahipti.

Şeyhi Seyyid Nûr Muhammed vefat ettikten sonra zamanının bütün büyük meşâyihine hizmet edip sohbetlerinde bulundu, kemâle erdi. Nakşbendiyye, Kadiriyye, Müceddidiyye, Çeştiyye ve Sühreverdiyye tarîkatlarında icâzet almış ve icâzet vermiştir. Sâhibü’z-zamân idi. Tarîkatları birleştirmekte yüksek bir dirâyet ve himmete sahipti. Hanımlarla görüşmezdi. Gâibden teveccüh eder, tesiri derhal görülürdü. İmtihan ve tecrübe maksadı ile de dersler verirdi. Birgün bir adam Hazreti Mazhar Cân-ı Cânân’a gelir:

  • Mazhar Cân-ı Cânân’ın tantanası rahmanî midir, değil midir, anlamak için geldim, der.

Hazreti Şeyh, bu yersiz kelamdan müteessir olur. Adamın yüzüne keskin ve dik dik bakar, adam yere düşer. Sudan çıkmış gibi çırpınmaya başlar, yerinden kalkamaz, feryad edip yalvarır:

  • Hudâ hakkı için beni affet. Tövbe ettim, bir daha yapmam, der. Hazret:
  • Hakk’ın ismi araya girdi, der ve adamı tutup kaldırır.

***

1195 senesi Muharrem ayının 9. Cuma günü Fâtihâ-i şerîfeyi okuduktan sonra Allah Allah diye akşamüstü teslîm-i rûh eylemiştir.

Silsilede emâneti Seyyid Nûr Muhammed Bedâyûnî Hazretlerinden almıştır. “Mazhar-ı Cân-ı Cânân Habîbullah” diye anılır.

Bu Makaleye Yapılan Yorumlar

Yorum Yazın

Gönder